BİRİNCİ KISIM
Bina Vergisi
BİRİNCİ BÖLÜM
Mükellefiyet
Mevzu
Madde 1
Türkiye sınırları içinde bulunan
binalar bu Kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.
Bina Tabiri
Madde 2
Bu Kanundaki bina tabiri,
yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su
üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsar.
Bu Kanunun uygulanmasında
Vergi Usul Kanununda yazılı bina mütemmimleri de bina ile
birlikte nazara alınır.
Yüzer havuzlar, sair yüzer
yapılar, çadırlar ve nakil vasıtalarına takılıp çekilebilen
seyyar evler ve benzerleri bina sayılmaz.
Mükellef
Madde 3
Bina Vergisini, binanın maliki,
varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik
gibi tasarruf edenler öder.
Bir binaya
(4751 sayılı Kanunun 6/B
maddesiyle değişen ibare Yürürlük: 9.4.2002)
paylı mülkiyet(*)
halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler.
(4751 sayılı Kanunun
6/B maddesiyle değişen ibare Yürürlük: 9.4.2002)
Elbirliği mülkiyette(**)
malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.
(*)
(Değişmeden önceki
ibare) müşterek
mülkiyet
(**) (Değişmeden
önceki ibare) iştirak
halinde mülkiyette
İKİNCİ BÖLÜM
Muaflık ve İstisnalar
Daimi Muaflıklar
Madde No 4 (2536 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle değişen fıkra)
Aşağıda yazılı binalar, kiraya
verilmemek (5228 sayılı Kanunun 59/14 maddesiyle değişen
ibare, Yürürlük:31.07.2004) (24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı
Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç)
şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır.
(5020 sayılı Kanunun 8 inci
maddesiyle değişen ibare; Yürürlük:26.12.2003)
(a), (b), (s) ve (y)(*)
fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)
a)
(1610 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle değişen şekli)
Katma bütçeli idarelere (mazbut
vakıflar dahil), İl Özel İdarelerine, belediyelere, köy tüzel
kişiliğine, kanunla kurulan üniversitelere ve Devlete ait
binalar;
b)
(1610 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle değişen şekli)
İl Özel İdareleri, belediyeler
ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler veya bunlara
bağlı müesseselere ait;
aa) Su, elektrik, havagazı,
mezbaha ve soğuk hava işletme binaları;
bb) Belediye sınırları içinde
yolcu taşıma işletme binaları ve kapalı durak yerleri;
c)
(1610 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle değişen şekli)
Köylere ve köy birliklerine ait
tarım işletme binaları, soğuk hava depoları, içmeler ve
kaplıcalar ile bunlar tarafından köylünün umumi ve müşterek
ihtiyaçlarını karşılamak maksadiyle işletilen hamam,
çamaşırhane, değirmenler ve köy odaları;
d) Ordu evleri, askeri gazino
ve kantinler ile bunların müştemilatı;
e) Kamu menfaatlerine yararlı
derneklere ait binalar (Kurumlar Vergisine tabi işletmelere
ait olmamaları veya bunlara tahsis edilmiş bulunmamaları
şartiyle);
f)
(1610 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle değişen şekli)
Kazanç gayesi olmamak şartiyle
işletilen hastane, dispanser, sağlık, rehabilitasyon, teşhis
ve tedavi merkezleri, sanatoryum, prevantoryum, öğrenci
yurtları, düşkünler evi, yetimhaneler, revirler, kreşler,
kütüphaneler ve korunmaya muhtaç çocukları koruma birliklerine
ait yurtlar ve işyerleri ile benzerleri;
g) Dini hizmetlerin ifasına
mahsus ve umuma açık bulunan ibadethaneler ve bunların
müştemilatı;
h) Zirai istihsalde
kullanılmak şartiyle makina ve alet depoları, zahire
ambarları, samanlıklar, arabalıklar, ağıllar, ahırlar,
kümesler, kurutma mahalleri, böcekhaneler, serler(seralar) ve
benzeri binalarla, işçi ve bekçi bina, kulübe ve barakaları;
i) Su ürünleri
müstahsillerinin istihsalde kullandıkları ağ ve alet depoları,
kayıkhaneler, denizlerde ve göllerdeki işçi ve balıkçı kulübe
ve barakaları;
(Yukarıda "h" ve "i"
fıkralarında yazılı binaların bir kısmı ikamete ve bir kısmı
da mezkur fıkralarda yazılı maksatlara tahsis edilmiş
bulunduğu takdirde vergi, yalnız ikamete tahsis olunan kısım
için uygulanır.);
j)
(3239 sayılı Kanunun 100'üncü
maddesiyle değişen fıkra)
Umuma tahsis edildiği Maliye ve
Gümrük Bakanlığınca kabul edilen rıhtım, iskele, dalgakıran ve
bunların mütemmimleri ile, demiryolları ve köprü, rampa ve
tünel, yeraltı ve yerüstü geçitleri, peron, alimantasyon
tesisleri, iskele ve istasyon binaları ile yolcu salonları,
cer ve malzeme depoları gibi demiryolu mütemmimleri, Devlet
Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait hava liman ve
meydanlarındaki terminal binaları, teknik blok, hangar,
sistemlere ait depo; elektronik, elektrik ve mekanik
sistemlere ait laboratuvar ve bakım tesisleri, pist taksirut
ve apron sahası ile ısı ve enerji santralları, hidrofor
tesisleri, gerek hava liman ve meydanlarda ve gerekse uçuş
yolları üzerindeki seyrüsefer yardımcı (radar, ILS, VOR, DME,
NDB gibi) tesisleri ile hava yer ve yer yer muhabere
sistemleri (VHF, UHF, HF) ve yukarıda belirtilen sistem ve
tesislerin mütemmimleri, (Diğer depolar, antrepolar,müstakil
lojman ve müstakil idarehane binaları mütemmim sayılmaz)
k) Her nevi su bentleri,
baraj, sulama ve kurutma tesisleri;
l) Yabancı devletlere ait
olup elçilik ve konsolusluk olarak kullanılan binalar ile
elçilerin ikametine mahsus binalar ve bunların müştemilatı
(Karşılıklı olmak şartiyle) ve Merkezi Türkiye'de bulunan
milletlerarası kuruluşlara, milletlerarası kuruluşların
Türkiye'deki temsilciliklerine ait binalar;
m)
(2350 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle değişen fıkra)
Bakanlar Kurulunca vergi
muafiyeti tanınan vakıflara ait binalar (Vakıf senedindeki
cihete tahsis edilmek şartiyle);
n) Enerji nakil hatları ve
direkleri;
o)
(1610 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle eklenmiştir)
Gençlik ve Spor Bakanlığı Beden
Terbiyesi Genel Müdürlüğüne tescil edilmiş amatör spor
kulüplerine ait binalar (Gelir veya Kurumlar Vergisine tabi
işletmelere ait olmamaları veya bunlara tahsis edilmemeleri
şartiyle);
p)
(1610 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle eklenmiştir)
Tarım kredi, tarım satış
kooperatifleri, 1163 sayılı Kanuna uygun olarak teşekkül eden
kooperatifler ve bu kooperatiflerin kuracağı kooperatif
birlikleri, kooperatif merkez birlikleri ve Türkiye Milli
Kooperatifler Birliğinin ve Türk Kooperatifçilik Kurumunun
sahip oldukları kendi hizmet binaları;
r)
(2350 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle eklenen fıkra)
Karşılıklı olmak şartiyle
Uluslararası Andlaşmalar hükümlerine göre azınlık sayılan
cemaatlara ait özel okul binaları.
s)
(2536 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle eklenen fıkra)
Türk Silahlı Kuvvetlerini
(Jandarma Genel Komutanlığı dahil) güçlendirmek amacıyla
kurulmuş vakıflara ait binalar.
t)
(2587 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle eklenen fıkra)
Tersane binaları (müstakil büro
ve müstakil lojman binaları hariç.)
u)
(3239 sayılı Kanunun 100'üncü maddesiyle eklenen fıkra)
Belediye ve mücavir alan
sınırları dışında bulunan binalar (Gelir Vergisinden muaf
esnaf ile (4369 sayılı
Kanunun 81/M-1 maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 1.1.1999)
basit(**)
usulde Gelir
Vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak
kullanılan binalar hariç olmak üzere, ticarî sınaî ve turistik
faaliyetlerde kullanılan binalar ile muayyen zamanlarda
dinlenme amacıyla kullanılan binalar için bu muafiyet
uygulanmaz.)
v)
(4962 sayılı Kanunun 14' üncü
maddesiyle eklenen fıkra, Yürürlük; 07.08.2003)Doğalgaz,
ham petrol ve bunların ürünlerinin nakli ve dağıtımı amacıyla
kullanılan boru hatları ile bunların ayrılmaz parçası olan
istasyonlar (Pompa, kompresör, basınç düşürme ve ölçüm, hat
vana grupları, haberleşme, pik, katodik koruma gibi),
y) (5020 sayılı Kanunun
8'inci maddesiyle eklenen fıkra; Yürürlük:26.12.2003)
18.6.1999 tarihli ve 4389
sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre temettü hariç ortaklık
hakları ile yönetim ve denetimleri veya hisseleri kısmen veya
tamamen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna intikal eden
bankalara, tasfiyeleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu eliyle
yürütülen müflis bankaların iflâs idarelerine ait binalar.
(*) (Değişmeden önceki
şekli) (a), (b) ve
(s)
(**)
(Değişmeden önceki
şekli) götürü
Geçici Muaflıklar
Madde 5 (1610 sayılı
Kanunun 2'nci maddesiyle değişen şekli).
a) Mesken olarak kullanılan
bina veya apartman dairelerinin
(5281 sayılı Kanunun 43/4-a
maddesiyle değişen ibare
Geçerlilik:01.01.2005,Yürürlük:31.12.2004)
2.500 Yeni Türk Lirasından az olmamak üzere vergi değerinin
1/4'ü, inşalarının sona erdiği yılı takibeden bütçe yılından
itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılır.
Bu binaların, bina apartman
ise dairelerin, mesken olarak kullanılması şartiyle, satınalma
veya sair suretle iktisab olunması halinde de yukardaki
muaflık hükmü kalan süre için uygulanır.
Mevcut binalara ilave
yapılması halinde, 33'üncü maddenin (1) sayılı bendine göre
beyan edilen değerden bu kısma isabet eden değer için,
yukarıda yazılı muafiyet aynı şart ve süre ile uygulanır.
Binanın, bina apartman ise
dairenin, kısmen veya tamamen mesken olarak kullanılmaması
halinde bu binaya veya daireye tanınmış bulunan muafiyet bu
halin vukubulduğu yılı takibeden bütçe yılından itibaren
düşer.
b) Turizm Endüstrisini Teşvik
Kanunu hükümleri dairesinde turizm müessesesi belgesi almış
olan Gelir veya Kurumlar Vergisi mükelleflerinin adı geçen
kanunda yazılı maksatlara tahsis ettikleri ve işletmelerine
dahil binaları, inşalarının sona erdiği veya mevcut binaların
bu maksada tahsisi halinde turizm müessesesi belgesinin
alındığı yılı takip eden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre
ile geçici muafiyetten faydalandırılır.
c) Deprem, su basması, yangın
gibi tabii afetler sebebiyle binaları yanan, yıkılan veya
kullanılmaz hale gelen veya yangın, su baskını, yer kayması,
kaya düşmesi, çığ ve benzeri (deprem hariç) afetlerle zarar
görmesi muhtemel yerlerdeki binaların vergi mükellefleri
tarafından afetin vukubulduğu veya afete maruz bulunduğunun
yetkili kuruluşça tebliği tarihinden itibaren en geç 5 yıl
içinde afetin vukubulduğu yerde veya kamu kuruluşlarınca
gösterilen yerlerde inşa edilen binalar inşalarının sona
erdiği yılı, kamu kuruluşlarınca ilgili kanunlarına göre inşa
olunup hak sahiplerine teslim edilen binalar devredildikleri
yılı takibeden bütçe yılından itibaren 10 yıl süre ile geçici
muafiyetten faydalandırılır. (Bu halde, bu maddenin (a)
fıkrası hükmü uygulanmaz.)
Şu kadar ki, kamu
kuruluşlarınca afet bölgesi olduğu nedeniyle inşaat yasağı
konulan yerlerde yapılan binalar için bu muafiyet uygulanmaz.
Muafiyetten faydalanacak
mükellefler, İmar ve İskan Bakanlığından veya bu Bakanlığın
yetkili kıldığı kuruluşlardan afete maruz kaldıklarına dair
alacakları bir belgeyi vergi dairesine ibraz etmeye
mecburdurlar.
d) Fuar, sergi ve panayır
yerlerinde inşa edilen binalar (bu yerlerin açık bulunmadığı
zamanlarda da kullanılanlar hariç), bu maksada tahsis
edildikleri süre için vergiden muaftır.
e) Planlama teşkilatınca
tespit ve tayin edilen geri kalmış bölgelerde inşa edilen
sınai tesisler, inşalarının sona erdiği yılı takibeden bütçe
yılından itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten
faydalandırılır.
f)
(3365 sayılı Kanunun 4'üncü
maddesiyle eklenen fıkra)
Organize sanayi bölgeleri ile
sanayi ve küçük sanat sitelerindeki binalar, inşalarının sona
erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre
ile geçici muafiyetten faydalandırılır.
Yukarıda (a), (b), (c) ve (d)
fıkralarında yazılı muafiyetlerden istifade için, mezkur
fıkralarda yazılı hallerin vukuunda, keyfiyetin bütçe yılı
içinde ilgili vergi dairesine bildirilmesi şarttır. Ancak, bu
olaylar bütçe yılının son üç ayı içinde vukubulduğu takdirde
bildirim, olayın vukubulduğu tarihten itibaren üç ay içinde
yapılır.
Süresinde bildirimde
bulunulmazsa muafiyet, bildirimin yapıldığı yılı takibeden
bütçe yılından muteber olur. Bu takdirde bildirimin yapıldığı
bütçe yılının sonuna kadar geçen yıllara ait muafiyet hakkı
düşer. (Köylerdeki inşaat için bildirimde bulunulmaz.)
Geçici Muaflıklar
Madde 6 (3239 sayılı
Kanunun 141'inci maddesiyle kaldırılmıştır.)
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Matrah ve Nispet
Matrah
Madde 7 (1610 sayılı
Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen şekli)
Bina Vergisinin matrahı, binanın
bu kanun hükümlerine göre tespit olunan vergi değeridir.
Sabit istihsal tesisatına ait
değerler vergi matrahına alınmaz.
Nispet
Madde 8 (4736 sayılı
Kanunun 4/A maddesiyle değişen fıkra,Geçerlilik; 01.01.2002
Yürürlük; 19.01.2002)Bina
vergisinin oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise
binde ikidir. Bu oranlar,
(5281 sayılı Kanunun 43/4-b
maddesiyle değişen
ibare,Geçerlilik:01.01.2005,Yürürlük:31.12.2004)
5216 sayılı Kanunun uygulandığı
büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde % 100
artırımlı uygulanır. Bakanlar Kurulu, vergi oranlarını
yarısına kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya
yetkilidir.
(4962 sayılı Kanunun 15'
inci maddesiyle değişen fıkra Yürürlük; 07.08.2003)Bakanlar
Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz
yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri
olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla
kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan
ibaret bulunanların, gazilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin
Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²yi geçmeyen tek meskeni
olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu
meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye
yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene
hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım
hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla
kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri
olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
Yeni inşa edilen bina veya
binaların vergisi, arsasının (veya arsa payının) vergisinden
az olamaz. (4962
sayılı Kanunun 15' inci maddesiyle eklenen cümle Yürürlük;
07.08.2003)Bu hüküm
binaların inşalarının sona erdiği yılı takip eden bütçe
yılından itibaren dört yıl uygulanır.
Mükellefiyetin Başlaması
ve Bitmesi
Madde 9 (4751 sayılı
Kanunun 2/A maddesiyle değişen fıkra Yürürlük: 9.4.2002.
Geçerlilik: 1.1.2002)Bina
vergisi mükellefiyeti;
a) 33 üncü maddenin (1) ilâ
(7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden
sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu,
aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu
duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi,
b) Dört yılda bir yapılan
takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi,
c) Muafiyetin sukut ettiği
tarihi,
Takip eden bütçe yılından
itibaren başlar. (*)
Yanan, yıkılan, tamamen
kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık
şartlarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyet, bu
olayların vukubulduğu tarihi takibeden taksitten itibaren sona
erer.
Oturulması ve kullanılması
kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binaların
vergileri, mükelleflerce, keyfiyetin vergi dairesine
bildirilmesi veya vergi dairesince re'sen tespit edilmesi
üzerine, bu olayların vukua geldiği tarihlerden sonra gelen
taksitlerden itibaren, bu hallerin devam ettiği sürece
alınmaz.
(*)(Değişmeden önceki
şekli)
(1610 sayılı Kanunun 5'inci
maddesiyle değişen şekli)
Bina Vergisi mükellefiyeti;
a) Bu Kanun hükümlerine göre mükelleflerin genel beyana davet
edildikleri tarihi,
b) Bu kanunun 33'üncü maddesinin 1-7 numaralı fıkralarında
yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu
değişikliklerin vukubulduğu, aynı maddenin 8 numaralı
fıkrasında yazılı halde ise mükelleflerin beyana davet
edildiği tarihi,
c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi,
Takibeden bütçe yılından itibaren başlar.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Verginin Tarh ve Tahakkuku
Beyan Esası
Madde 10 (4751 sayılı
Kanunun 7/b maddesiyle kaldırılmıştır Yürürlük: 9.4.2002)(*)
(*)
(4751 sayılı Kanunla
kaldırılmadan önceki şekli) (2587 sayılı Kanunun 4'üncü
maddesiyle değişen madde)
Bina Vergisi, mükelleflerin
yazılı beyanı üzerine tarh ve tahakkuk ettirilir.
Şu kadar ki, mükelleflerin beyan edecekleri değerler Maliye ve
Bayındırlık Bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilan edilecek
bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleriyle bu kanunun
20'nci maddesine göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri
esas alınarak, 31'inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan
tüzük hükümlerinden yararlanılmak suretiyle hesaplanacak
maliyet bedelinden düşük olamaz. Düşük beyanda bulunulması
halinde, mükellefin beyanı vergi dairesince maliyet bedeline
yükseltilerek tahakkuka esas alınır ve mükellefe bildirilir.
(4369 sayılı Kanunun
82/6'ncı maddesiyle kaldırılmıştır. Yürürlük: 29.7.1998,
Geçerlilik: 1.1.1998)
(1)
Geçici ve daimi muafiyetten faydalanacak olanların da
beyanname vermeleri mecburidir.
Bir vergi dairesi faaliyet bölgesi içindeki bir mükellefe ait
binalar aynı beyannamede birleştirilerek beyan olunur.
(1) (Kaldırılmadan
önceki şekli) Vergi
dairesince hesaplanan miktar ile mükellefin beyanı arasındaki
farka kusur cezası uygulanır.
Verginin Tarh ve Tahakkuku
Madde 11 (4751 sayılı
Kanunun 2/B maddesiyle değişen madde Yürürlük: 9.4.2002)
Bina vergisi, ilgili belediye tarafından;
a) Dört yılda bir defa olmak
üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe
yılının Ocak ve Şubat aylarında,
b) 33 üncü maddenin (1) ilâ
(7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden
sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi
değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını
takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden
sebep yılın son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi
değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip
eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,
c) 33 üncü maddenin (8)
numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin
yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat
aylarında,
29 uncu maddeye göre
hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh
olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim
verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh
olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte
tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.
Yapılan tarh ve tahakkuku
takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi
değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının
başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.
Bir il veya ilçe hududu
içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve
mücavir alan sınırları dışında bulunan binaya ait bina
vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler
tarafından belirlenir.(*)
(*)Değişmeden önceki
şekli
(3239 sayılı Kanunun
103'üncü maddesiyle değişen fıkra)
Bina Vergisi ilgili belediye
tarafından mükellefin beyanı üzerine yıllık olarak tarh ve
tahakkuk ettirilir. Şu kadar ki, bir il veya ilçe hududu
içerisinde birden fazla belediye olması halinde belediye ve
mücavir alan sınırları dışında bulunan binalara ait Bina
Vergisini tarha yetkili olacak belediye ilgili valiler
tarafından belirlenir.
(4369 sayılı Kanunun
66'ıncı maddesiyle değişen fıkra Yürürlük; 29.7.1998)
Genel beyan dönemi veya
vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde
mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıllarda, bu
Kanunun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre tespit edilen
matrah üzerinden hesaplanan bina vergisi, her takvim yılının
başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.(**)
(**)
(Değişmeden önceki
şekli) Yapılan bu
tarh ve tahakkuku takibeden yıllarda, Bina Vergisi her bütçe
yılının birinci (Dahil) ayından itibaren o yıl için tahakkuk
etmiş sayılır.
İKİNCİ KISIM
Arazi Vergisi
BİRİNCİ BÖLÜM
Mükellefiyet
Mevzuu
Madde 12 (1610 sayılı
Kanunun 7'nci maddesiyle değişen şekli)
Türkiye sınırları içinde bulunan
arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine
tabidir.
Belediye sınırları içinde
Belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır.
Belediye sınırları içinde
veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu
kanuna göre arsa sayılacağı Bakanlar Kurulu Kararı ile belli
edilir.
Aksine hüküm olmadıkça bu
kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da
kapsar.
Mükellef
Madde 13
Arazi Vergisini, arazinin
maliki, varsa intifa hakkı sahibi her ikisi de yoksa araziye
malik gibi tasarruf edenler öder.
Bir araziye
(4751 sayılı Kanunun 6/B
maddesiyle değişen ibare Yürürlük: 9.4.2002)
paylı mülkiyet(*)
halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler.
(4751 sayılı Kanunun
6/B maddesiyle değişen ibare Yürürlük: 9.4.2002)
Elbirliği mülkiyette(**)
malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.
Mülkiyeti ihtilaflı bulunan
arazi için mutasarrıfı bulunmıyan kişiler tarafından ödenen
Arazi Vergileri ihtilafın ödeme yapan aleyhine sonuçlanması
halinde ihtilafla ilgili bulunanların karar tarihinden
itibaren bir yıl içerisinde başvurmaları şartiyle kendilerine
ret ve iade olunur.
(*)(Değişmeden önceki
ibare) müşterek
mülkiyet
(**) (Değişmeden
önceki ibare) iştirak
halinde mülkiyette
İKİNCİ BÖLÜM
Muaflık ve İstisnalar
Daimi Muaflıklar
Madde No 14 (2536 sayılı
Kanunun 2'nci maddesiyle değişen fıkra)
Aşağıda yazılı arazi kiraya
verilmemek (5228 sayılı Kanunun 59/14 maddesiyle değişen
ibare, Yürürlük:31.07.2004) (24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı
Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç)
şartıyla Arazi Vergisinden daimi olarak muaftır. (
(5020 sayılı Kanunun 9'uncu
maddesiyle değişen ibare; Yürürlük:26.12.2003)
(a), (b), (f) ve (ı)(*)
fıkralarındaki arazi için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)
a) Katma bütçeli idarelere,
il özel idarelerine, belediyelere ve köy tüzel kişiliğine,
kanunla kurulan üniversitelere ve Devlete ait arazi;
b) İl Özel idareleri,
belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler
veya bunlara bağlı müesseseler tarafından işletilen:
aa) Su, elektrik, havagazı,
mezbaha ve soğuk hava işletmelerine ait arazi;
bb) Belediye sınırları
içindeki yolcu taşıma işletmelerine ait arazi;
c) Kamu menfaatlerine yararlı
derneklere ait arazi (Kurumlar Vergisine tabi işletmelere ait
olmamaları veya bunlara tahsis edilmiş bulunmamaları
şartiyle);
d) Yabancı devletlere ait
olup gerek elçilik ve konsolosluk binaları, gerekse elçilerin
ikametlerine mahsus binalar yapılmak üzere sahip olunan arazi
ve arsalar ile bu çeşit binalardan yanan, yıkılanların
arsaları (karşılıklı olmak şartiyle) ve merkezi Türkiye'de
bulunan milletlerarası kuruluşların Türkiye'deki
temsilciliklerine ait arazi ve arsalar;
e) Mezarlıklar,
f)
(2536 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle eklenen fıkra)
Türk Silahlı Kuvvetlerini
(Jandarma Genel Komutanlığı dahil) güçlendirmek amacıyla
kurulmuş vakıflara ait arazi ve arsalar.
g)
(3239 sayılı Kanunun 104'üncü
maddesiyle eklenen fıkra)
Belediye ve mücavir alan
sınırları dışında bulunan arazi. (Gelir Vergisinden muaf esnaf
ile (4369 sayılı
Kanunun 81/M-1 maddesiyle değişen ibare. Yürürlük: 1.1.1999)
basit(**)
usulde Gelir
Vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak
kullanılan arsa ve arazi hariç olmak üzere, ticarî, sınaî ve
turistik faaliyetlerde kullanılan arazi ile arsalar ve arsa
sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyet uygulanmaz.)
h)
(4586 sayılı Kanunun 14üncü
maddesiyle eklenen fıkra; Yürürlük:29.06.2000)
Petrolün boru hatları ile transit geçişi ile ilgili projeler
kapsamında; kamulaştırma ile görevlendirilen kamu kurum veya
kuruluşunun maliki veya irtifak hakkı sahibi olduğu ve ilgili
proje yatırımcıları lehine irtifak hakkı tesis edilmiş
gayrimenkuller.
ı)
(5020 Sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle eklenen fıkra; Yürürlük:26.12.2003)
4389 sayılı Bankalar Kanunu
hükümlerine göre temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve
denetimleri veya hisseleri kısmen veya tamamen Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonuna intikal eden bankalara, tasfiyeleri
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu eliyle yürütülen müflis
bankaların iflâs idarelerine ait arazi ve arsalar.
(*)(Değişmeden önceki
şekli) (a), (b), (f)
(**)
(Değişmeden önceki
şekli) götürü
Geçici Muaflıklar
Madde 15 (1610 sayılı
Kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli)
Aşağıda yazılı arazi geçici
olarak Arazi Vergisinden muaftır:
a) Özel kanunlarına göre,
Devlet ormanları dışında insan emeğiyle yeniden orman haline
getirilmek üzere ağaçlandırılan arazi 50 yıl;
b) Toprak ve topoğrafik
özellikleri ve erozyon gibi sınırlayıcı faktörler sebebiyle
kültür bitkilerinin yetişmelerini engelliyen araziden;
bataklık, turbiyer, çorak, makilik, çalılık, taşlık ve sair
haller dolayısiyle üzerinde tarım yapılamayan sahaların, ıslah
tedbirleriyle yeniden tarıma elverişli hale getirilmesinde 10
yıl;
c) Teknik, ekonomik ve
ekolojik bakımlardan gerekli şartları haiz olan arazide
yeniden fidanla dikim veya aşılama veya yeniden yetiştirme
suretiyle ağaçlık, meyvalık, bağ ve bahçe meydana
getirilmesinde asgari 2 yıl, azami 15 yıl;
d) Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığınca, organize sanayi bölgeleri için iktisap olunduğu
veya bu bölgelere tahsis edildiği kabul edilen arazi (Sanayici
lehine tapudaki tescilin yapılacağı tarihe kadar).
Geçici olarak muaflıktan
istifade için arazinin bu maddede yazılı cihetlere tahsis
edilmiş olduğunun ilgili vergi dairesine bütçe yılı içinde
bildirilmesi şarttır. Muafiyetler, arazinin tayin olunan
cihetlere tahsis edildiği yılı takibeden bütçe yılından
başlar. Bütçe yılı içinde bildirim yapılmazsa muafiyet
bildirimin yapıldığı yılı takibeden bütçe yılından muteber
olur. Bu takdirde bildirimin yapıldığı bütçe yılının sonuna
kadar geçen yıllara ait muafiyet hakkı düşer.
(a) ve (b) fıkralarında
yazılı muafiyet konusu arazinin bu fıkralarda gösterilen
cihetlere tahsis edilmiş olup olmadığının şartları ile (c)
fıkrasına göre geçici muafiyet verilecek haller, bunların
şartları ve muafiyet süreleri Tarım ve Orman Bakanlıkları ile
Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin mütalaası alınmak suretiyle
Maliye Bakanlığınca belli edilir ve Bakanlar Kurulu kararı ile
yürürlüğe konulur.
Arazi Vergisinde İstisna
Madde 16 (4369 sayılı
Kanunun 81/M-2 maddesiyle değişen fıkra. Yürürlük: 29.7.1998)
Mükelleflerin bir
belediye ve bu belediyenin mücavir alan sınırları içinde
bulunan arazisinin (arsalar hariç) toplam vergi değerinin 250
Yeni Türk Lirası (YTL) Arazi Vergisinden müstesnadır. Bu
miktarı üç misline kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Bu hükmün tatbikatında
mükellef ile eş ve velayet altındaki çocuklara ait arazi
değerleri toplu olarak nazara alınır.
Bu maddede yazılı istisna,
hisseli arazide mükelleflerin hisse miktarları ayrı ayrı
nazara alınmak suretiyle uygulanır.(*)
(*) Madde 16
(Değişmeden önceki şekli) (3239 sayılı Kanunun 105'inci
maddesiyle değişen fıkra)
Mükelleflerin bir belediye ve bu
belediyenin mücavir alan sınırları içinde bulunan arazisinin
(arsalar hariç) toplam vergi değerinin 1.000.000 lirası Arazi
Vergisinden müstesnadır. Bu miktarı üç misline kadar artırmaya
Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Bu hükmün tatbikatında mükellef ile eş ve velayet altındaki
çocuklara ait arazi değerleri toplu olarak nazara alınır.
Bu maddede yazılı istisna, hisseli arazide mükelleflerin hisse
miktarları ayrı ayrı nazara alınmak suretiyle uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Matrah ve Nispet
Matrah
Madde 17 (1610
sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle değişen şekli)
Arazi Vergisinin matrahı
arazinin bu kanun hükümlerine göre tespit olunan vergi
değeridir.
Nispet
Madde 18 (4736
sayılı Kanunun 4/B maddesiyle değişen madde,Geçerlilik;
01.01.2002 Yürürlük; 19.01.2002)Arazi
vergisinin oranı binde bir, arsalarda ise binde üçtür. Bu
oranlar, (5281 sayılı
Kanunun 43/4-b maddesiyle değişen ibare,Geçerlilik:01.01.2005,
Yürürlük:31.12.2004)
5216 sayılı Kanunun uygulandığı büyük şehir belediye sınırları
ve mücavir alanlar içinde % 100 artırımlı uygulanır. Bakanlar
Kurulu, vergi oranlarını yarısına kadar indirmeye veya üç
katına kadar artırmaya yetkilidir.
Mükellefiyetin Başlaması
ve Bitmesi
Madde 19 (4751 sayılı
Kanunun 2/C maddesiyle değişen fıkra Yürürlük: 9.4.2002
Geçerlilik: 1.1.2002)
Arazi vergisi mükellefiyeti;
a) 33 üncü maddenin (1) ilâ
(7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden
sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu
tarihi, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise
bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi,
b) Dört yılda bir yapılan
takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi,
c) Muafiyetin sukut ettiği
tarihi,
Takip eden bütçe yılından
itibaren başlar. (*)
Vergiye tabi iken muaflık
şartlarını kazanan araziden dolayı mükellefiyet, bu olayın
vukubulduğu tarihi takibeden taksitten itibaren sona erer.
Kanunların verdiği yetkiye
dayanılarak tasarrufu yasak edilen arazinin vergisi,
mükelleflerce keyfiyetin vergi dairesine bildirilmesi veya
vergi dairesince re'sen tespit edilmesi üzerine, yasaklama
tarihini izleyen taksitlerden itibaren bu hallerin devam
ettiği sürece alınmaz.
Deprem, su basması, yangın
gibi tabii afetler sebebiyle yanan, yıkılan binaların
arsalarına ait vergiler, bu olayların vukua geldiği tarihleri
takip eden bütçe yılından itibaren iki yıl süre ile alınmaz.
Üzerine bina yapılan arsanın
Arazi Vergisi mükellefiyeti, inşaatın bittiği yılı takibeden
bütçe yılından itibaren sona erer.
(*)
(Değişmeden önceki
fıkra) (1610 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle değişen şekli)
Arazi Vergisi
mükellefiyeti;
a) Bu Kanun hükümlerine göre mükelleflerin genel beyana davet
edildikleri tarihi,
b) Bu Kanunun 33'üncü maddesinin 1-7 numaralı fıkralarında
yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu
değişikliklerin vukubulduğu, aynı maddenin 8 numaralı
fıkrasında yazılı halde ise mükelleflerin beyana davet
edildiği tarihi,
c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi,
Takibeden bütçe yılından itibaren başlar.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Verginin Tarh ve Tahakkuku
Beyan Esası
Madde 20 (4751 sayılı
Kanunun 7/b maddesiyle kaldırılmıştır Yürürlük: 9.4.2002)(*)
(*)
(Değişmeden önceki
şekli) (2587 sayılı Kanunun 7'nci maddesiyle değişen şekli)
Arazi Vergisi,
mükelleflerin yazılı beyanı üzerine tarh ve tahakkuk
ettirilir.
(3239 sayılı Kanunun
107 nci maddesiyle değişen fıkra)
Şu kadar ki; mükelleflerin
arsalar ve arazi ile ilgili olarak beyan edecekleri değerler,
213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgarî ölçüde birim değer
tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca her
mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için
cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler, arazide
her il veya ilçe için arazinin cinsi (Kıraç, taban ve sulak)
itibariyle takdir olunan birim değerlere göre hesaplanan
miktardan düşük olamaz. Düşük beyanda bulunulması halinde,
mükellefin beyanı vergi dairesince birim değere göre
hesaplanan miktara yükseltilerek tahakkuka esas alınır ve
mükellefe bildirilir.
(4369 sayılı Kanunun 82/6 ncı maddesiyle kaldırılmıştır.
Yürürlük: 29.7.1998, Geçerlilik: 1.1.1998)(1)
(3239 sayılı Kanunun
107'nci maddesiyle değişen fıkra)
İkinci fıkra hükmü, turistik
bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı
bölgelerde ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya
parseller için yapılacak takdirler hakkında da tatbik edilir.
Geçici ve daimi muafiyetten faydalanacak olanların da
beyanname vermeleri mecburidir.
Ancak Devlete ait arazi için beyanname verilmez.
Bir vergi dairesi faaliyet bölgesi içindeki bir mükellefe ait
arazi bir beyannamede, arsalar ise ayrı bir beyannamede
birleştirilerek beyan olunur.
(1)
Vergi dairesince hesaplanan miktar ile mükellefin beyanı
arasındaki farka kusur cezası uygulanır.
Verginin Tarh ve Tahakkuku
Madde 21 (4751 sayılı
Kanunun 2/D maddesiyle değişen madde Yürürlük: 9.4.2002)
Arazi vergisi, ilgili
belediye tarafından;
a) Dört yılda bir defa olmak
üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak
ve Şubat aylarında,
b) 33 üncü maddenin (1) ilâ
(7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden
sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi
değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını
takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden
sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim,
vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği, bütçe
yılını takip yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,
c) 33 üncü maddenin (8)
numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin
yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat
aylarında,
29 uncu maddeye göre
hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh
olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim
verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh
olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte
tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.
Yapılan tarh ve tahakkuku
takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi
değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe yılının
başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.
Bir il veya ilçe sınırları
içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve
mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait arazi
vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler
tarafından belirlenir.(*)
(*)
(Değişmeden önceki
şekli) (3239 sayılı Kanunun 108'inci maddesiyle değişen fıkra)
Arazi Vergisi ilgili
belediye tarafından mükellefin beyanı üzerine yıllık olarak
tarh ve tahakkuk ettirilir. Şu kadar ki, bir il veya ilçe
hududu içerisinde birden fazla belediye olması halinde
belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait
Arazi Vergisini tarha yetkili olacak belediye ilgili valiler
tarafından belirlenir.
(4369 sayılı Kanunun
68'inci maddesiyle değişen fıkra. Yürürlük; 29.7.1998)
Genel beyan dönemi veya
vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde
mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıllarda, bu
Kanunun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre tespit edilen
matrah üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her takvim yılının
başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.(1)
(1)
(Değişmeden önceki
şekli) Yapılan bu
tarh ve tahakkuku takibeden yıllarda Arazi Vergisi her bütçe
yılının birinci (Dahil) ayından itibaren o yıl için tahakkuk
etmiş sayılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Kısımlar Arasında Müşterek Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Muaflık ve İstisna
Hükümlerinin Bu Kanunda Yer Alması Esası
Madde 22 (1610 sayılı
Kanunun 14'üncü maddesiyle değişen şekli)
Bina ve arazi vergileriyle ilgili muaflık ve istisna hükümleri
bu Kanuna eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak
suretiyle düzenlenir.
Bildirim Verme Süresi(*)
Madde 23 (4751 sayılı
Kanunun 2/E maddesiyle değişen madde Yürürlük: 9.4.2002)
Bu Kanunun 33 üncü
maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini
tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi
muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlâk vergisi bildirimi
verilmesi zorunludur. Devlete ait arazi için bildirim
verilmez.
Bildirimler;
a) Yeni inşa edilen binalar
için, inşaatın sona erdiği veya inşaatın sona ermesinden evvel
kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına
başlandığı bütçe yılı içerisinde,
b) Bu Kanunun 33 üncü
maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini
tadil eden sebeplerin doğması halinde, değişikliğin vuku
bulduğu bütçe yılı içerisinde,
Emlâkın bulunduğu yerdeki
ilgili belediyeye verilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı
haller bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulduğu takdirde
bildirim, olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde
verilir. Elbirliği mülkiyetinde mükellefler müşterek imzalı
bir bildirim verebilecekleri gibi, münferiden de bildirim
verebilirler. Paylı mülkiyet halinde ise bildirim münferiden
verilir.
Elbirliği mülkiyetinde
münferiden bildirim verildiği takdirde, gayrimenkule ait vergi
değeri üzerinden hissedarların adedine göre ayrı ayrı tarh ve
tahakkuk yapılır.
Bildirimlerin şekli ve
kapsamı Maliye Bakanlığınca belirlenir.(**)
(*) (Değişmeden önceki
başlık) Beyanname Verme Süresi
(**) (Değişmeden
önceki şekli) (1610 sayılı Kanunun 15'inci maddesiyle değişen
şekli) Emlak Vergisi
ile ilgili olarak:
a) (2350 sayılı
Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen fıkra)
Bina, arsa ve araziler için 4
yılda bir defa (Bu süre Bakanlar Kurulu Kararı ile 1 yıla
kadar indirilebilir) olmak üzere verilecek beyannameler,
Maliye Bakanlığınca mükelleflerin genel beyana davet
edildikleri tarihi takibeden bütçe yılının Mart, Nisan ve
Mayıs aylarında,
b) Yeni inşa edilen binalara ait beyannameler, inşaatın sona
erdiği veya inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya
başlanmış ise her kısmın kullanılmasına başlandığı bütçe yılı
içerisinde,
c) Bu Kanunun 33'üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç)
yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde
beyannameler, değişikliğin vukubulduğu bütçe yılı içerisinde,
d) Bu Kanunun 33'üncü maddesinin 8 numaralı fıkrasında yazılı
vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde
beyannameler, Maliye Bakanlığınca yapılacak beyana davet
tarihini takibeden bütçe yılının Mart, Nisan ve Mayıs
aylarında,
Emlakin bulunduğu yerdeki ilgili vergi dairesine verilir.
(b), (c) ve (d) fıkraları gereğince beyanname verenler de
Maliye Bakanlığınca yapılacak genel beyana davet tarihini
takibeden bütçe yılının Mart, Nisan ve Mayıs aylarında yeniden
beyanda bulunmaya mecburdurlar.
(3208 sayılı Kanunun
4'üncü maddesiyle değişen fıkra)
(a) fıkrasında yazılı beyanname
verme süresini Ağustos ayı sonuna kadar uzatmaya ve genel
beyan dolayısıyla vergi dairelerine verilecek emlak vergisi
beyannamelerini iki ay önceden kabul etmeye Maliye ve Gümrük
Bakanlığı yetkilidir.
(b) ve (c) fıkralarında yazılı haller bütçe yılının son üç ayı
içinde vukubulduğu takdirde beyanname, olayın vukubulduğu
tarihten itibaren üç ay içinde verilir.
Maliye Bakanlığı genel beyanların yapılacağı süre içerisinde
mükelleflerin beyanname verme tarihlerini tespit etmek
hususunda vergi dairelerine yetki verebilir.
Beyannamelerin Şekli ve
Muhtevası
Madde 24 (4751 sayılı
Kanunun 7/b maddesiyle kaldırılmıştır Yürürlük: 9.4.2002)(*)
(*)
(Kaldırılmadan önceki
şekli) (1610
sayılı Kanunun 16'ncı maddesiyle değişen şekli)
Vergi dairesine verilecek Emlak
Vergisi beyannamelerinin şekli ve muhtevası Maliye
Bakanlığınca tertip ve tanzim olunur.
Beyannamede mükellefin adı, soyadı (Tüzel kişilerde unvanı),
adresi, mükellefiyete giriş sebebi ve yılı ile birlikte asgari
aşağıdaki bilgiler gösterilir:
a) Bina Vergisi beyannamesinde; binanın yeri, inşaatın nev'i,
inşa tarihi, arsanın büyüklüğü (metrekare), kullanış tarzı,
getirebileceği yıllık gayrisafi kirası ve rayiç bedeli (vergi
değeri), (bir çatı altında bulunup da kullanış tarzı veya
kapıları ayrı olan konut veya işyeri birimlerinin vergi
değerleri ayrı ayrı gösterilir).
b) Araziye ait beyannamede; arazinin yeri, cinsi, büyüklüğü
(dönüm, metrekare), yapılan tarımın nev'i, getirebileceği
yıllık gayrisafi hasılat tutarı ve rayiç bedeli (vergi
değeri),
c) Arsalara ait beyannamede; arsanın yeri, büyüklüğü
(metrekare) ve rayiç bedeli (vergi değeri).
Köylerde Yapılacak Beyan
Madde 25 (4751 sayılı
Kanunun 7/b maddesiyle kaldırılmıştır Yürürlük: 9.4.2002)(*)
(*)
(Kaldırılmadan önceki
şekli) (3239 sayılı Kanunun 109'uncu maddesiyle değişen madde)
Belediye ve mücavir
alan sınırları içinde bulunan bina ve arazi ile Emlak
Vergisinden muaf olmayan bina ve arazi hariç olmak üzere,
köylerde bulunan bina ve araziye ilişkin beyanlar sözlü veya
yazılı olarak ilgili muhtarlıklara yapılır. Sözlü veya yazılı
olarak yapılan beyanlar, şekli ve muhtevası Maliye ve Gümrük
Bakanlığınca tespit olunacak bina ve arazi kıymet beyanı
defterlerine geçirildikten sonra özel yeri mükellefe imza
ettirilir. Beyan esasında köyde bulunmayanların köy muhtarına
gönderecekleri yazılı ve imzalı beyanların bu defterlere
eklenmesiyle yetinilir.
Birinci fıkra kapsamına giren yerlerde bulunup;
a) Ek süre sonuna kadar beyan edilmeyen,
b) Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç)
yazılı haller sebebiyle beyanı gereken,
Bina ve arazinin beyanının beyanname ile yapılması mecburîdir.
İl ve ilçe merkezi olmayan beldelerde, köy muhtarlıklarına ait
yetkiler belediye başkanlıklarınca kullanılır.
Sözü geçen defter, varsa müsbit evrakla birlikte ek sürenin
bitiminden itibaren 15 gün içinde muhtarlar tarafından ilgili
belediyelere imza karşılığında teslim olunur.
Bina ve arazi kıymet beyanı defterlerine yazdırılmak suretiyle
beyan edilecek bina ve arazi hakkında bu Kanunun 10 ve 20 nci
maddelerinin son fıkraları hükümleri uygulanmaz.
Muhtar ve İhtiyar
Kurulunun Görevleri
Madde 26 (4751 sayılı
Kanunun 7/b maddesiyle kaldırılmıştır Yürürlük: 9.4.2002)(*)
(*)
(Kaldırılmadan önceki
şekli) (1610 sayılı Kanunun 18'inci maddesiyle değişen şekli)
Muhtar ve ihtiyar
kurulu, mükelleflerin beyanlarını ilgili defterlerde tesbit
ettikten sonra kendileri de bu beyanların doğruluğunu (Kira
bedelleri ve vergi değerleri hariç) tasdik ederler ve ayrıca
bina ve arazi kıymet beyanı defterine kaydettirilmiyen bina ve
araziyi, mükelleflerin ismi ve biliniyorsa adresi ile birlikte
vergi dairesine bildirirler.
(2350 sayılı Kanunun
5'inci maddesiyle değişen fıkra)
Bu kanunda yazılı işler
karşılığında; Maliye Bakanlığınca tesbit edilen esaslar
dahilinde ve yılda fert başına 750 lirayı geçmemek üzere köy
muhtarlarına ve ihtiyar kurulu üyelerine ücret verilebilir.
Ek Süreler İçinde
Beyanname Verilmesi
Madde 27 (4751 sayılı
Kanunun 7/b maddesiyle kaldırılmıştır Yürürlük: 9.4.2002)(*)
(*)
(Kaldırılmadan önceki
şekli) (1610 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişen şekli)
Emlak Vergisi
beyannamelerinin süresi içinde verilmemesi halinde, bu sürenin
sonundan başlıyarak iki ay beklenir. Beyanname bu süre içinde
verilirse, vergi ziyaı olmamış sayılır.
(2350 sayılı Kanunun
6'ncı maddesiyle fıkra kaldırılmıştır).
İştirak Halinde ve
Müşterek Mülkiyette Beyanname Verilmesi
Madde 28 (4751 sayılı
Kanunun 7/b maddesiyle kaldırılmıştır Yürürlük: 9.4.2002)(*)
(*)
(Kaldırılmadan önceki
şekli) İştirak
halinde mülkiyette mükellefler müşterek imzalı bir beyanname
verebilecekleri gibi münferiden de beyanda bulunabilirler.
Müşterek mülkiyet halinde ise beyanname münferiden verilir.
Müşterek ve iştirak halinde mülkiyetin konusunu teşkil eden
gayrimenkul için kesinleşen vergi değeri bütün mükellefler
bakımından geçerli olur ve gerekli düzeltme yapılır.
İştirak halinde mülkiyette, münferiden beyanname verildiği
takdirde beyan edilen vergi değerleri üzerinden hissedarların
adedine göre ayrı ayrı tarh ve tahakkuk yapılır.
Vergi Değeri
Madde 29 (4751 sayılı
Kanunun 2/F maddesiyle değişen madde Yürürlük: 9.4.2002,
Geçerlilik: 1.1.2002)
Vergi değeri;
a) Arsa ve araziler için, 213
sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer
tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca
arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş
arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı
bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer
bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek
pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için
arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan
birim değerlere göre,
b) Binalar için, Maliye ve
Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân
edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a)
bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa
payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış
bulunan tüzük hükümlerinden yararlanılmak suretiyle,
Hesaplanan bedeldir.
Vergi değeri, mükellefiyetin
başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir
önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden
değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle
bulunur.
33 üncü maddeye (8 numaralı
fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi
değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa
ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı
takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir
önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden
değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle
dikkate alınır.
Vergi değerinin hesabında on
Yeni Türk Lirasına (YTL) kadar olan kesirler dikkate alınmaz.
Bakanlar Kurulu, bu maddede
belirtilen artış oranını sıfıra kadar indirmeye veya yeniden
değerleme oranına kadar artırmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu
bu yetkisini, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 95 inci
maddesi uyarınca belirlenen belediye grupları itibarıyla
farklı oranlar tespit etmek suretiyle de kullanabilir.(*)
(4369 sayılı Kanunun
69'uncu maddesiyle fıkra kaldırılmıştır. Yürürlük:
29.7.1998)(**)
(*)
(Değişmeden önceki
şekli) (4444 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle değişen madde
Yürürlük; 14.8.1999)
Vergi değeri, Emlak Vergisinin mevzuuna giren bina ve arazinin
rayiç bedelidir.
Rayiç bedel, bina ve arazinin beyan tarihindeki normal alım
satım bedelidir.
Genel beyan dönemi veya vergi değerini tadil eden sebeplerin
mevcudiyeti halinde mükellefiyetin başlangıç yılının takip
eden yıllarda emlâk vergisi matrahı, her yıl bir önceki yıl
matrahının Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için
tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde
artırılmak suretiyle bulunur.
Bakanlar Kurulu, üçüncü fıkrada belirtilen artış oranını
sıfıra kadar indirmeye veya yeniden değerleme oranına kadar
artırmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu bu yetkisini, 2464
sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 95 inci maddesi uyarınca
belirlenen belediye grupları itibariyle farklı oranlar tespit
etmek suretiyle de kullanabilir.
Ek süreye rağmen beyanname verilmemesi halinde, 32 nci maddeye
göre belirlenen matrahlar hakkında da, ilgili bulunduğu yılı
takip eden yıllarda aynı işlem yapılır. Bu maddenin
uygulanması ile ilgili usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.(1)
(1)
(Değişmeden önceki
şekli) (4369 sayılı Kanunun 69'uncu maddesiyle değişen fıkra
Yürürlük; 29.7.1998)
Genel beyan dönemi veya vergi değerini tadil eden sebeplerin
mevcudiyeti halinde, mükellefiyetin başlangıç yılını takip
eden yıllarda emlak vergisi matrahı, her yıl, bir önceki yıl
matrahının Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için
tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle
bulunur. Ek süreye rağmen beyanname verilmemesi halinde, 32
nci maddeye göre belirlenen matrahlar hakkında da, ilgili
bulunduğu yılı takip eden yıllarda aynı işlem yapılır. Bu
fıkranın uygulanması ile ilgili usulleri belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
(**)
(Kaldırılmadan önceki
şekli) Tarım
arazisinin vergi değerinin tespitinde ise arazinin (Arsalar
hariç) verim gücü de nazara alınır. Verim gücünün hangi
hallerde nazara alınacağı Tüzükte belirtilir.
Ödeme Süresi
Madde 30 (1610 sayılı
Kanunun 20'nci maddesiyle değişen şekli)
Emlak Vergisi birinci taksiti,
Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksiti Kasım ayı
içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.
(3239 sayılı Kanunun
141'inci maddesiyle fıkra kaldırılmıştır).
Maliye Bakanlığı ödeme
aylarını, bölgelerin özelliklerine göre değiştirebilir.
Kanunlar veya diğer kamu
düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve
arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10
oranında tahsil olunur. 9 ve 19'uncu madde hükümleri saklıdır.
Kısıtlamanın kaldırılması
halinde, kaldırılma tarihini takibeden bütçe yılından itibaren
emlakin vergisi, tüm vergi değeri üzerinden ödenir.
Kısıtlamanın devam ettiği
sürede tecil edilen verginin 9/10'u bina, arsa veya arazinin
satılması, istimlaki veya hibe yoliyle ahara devir ve temliki
halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanları muaccel hale
gelir.
(2350 sayılı Kanunun 7'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Kanunla ve diğer mevzuatla
yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve
kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumlulukları
Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, İmar ve İskan ve İçişleri
Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir
yönetmelikle tanzim olunur.
(3239 sayılı Kanunun
110'uncu maddesiyle değişen fıkra)
Devir ve ferağı yapılan bina ve
arazinin, devir ve ferağın yapıldığı yıl ile geçmiş yıllara
ait ödenmemiş Emlak Vergisinin ödenmesinden devreden ve
devralan müteselsilen sorumlu tutulurlar. Devralanın mükellefe
rücu hakkı saklıdır. Tapu daireleri devir ve ferağ işlemini,
işlemin yapıldığı ayı takip eden ayın 15 inci günü akşamına
kadar ilgili belediyelere bildirir.
Vergi Dairesince Yapılacak
İşlem
Madde 31 (3239 sayılı
Kanunun 141'inci maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)
Vergi değerlerinin takdirinde
şehir ve köylerin tabii, iktisadi ve bölgesel şartlarına göre
nazara alınacak piyasa bedeli, maliyet bedeli, kira veya
yıllık istihsal değeri gibi normlar ile uyulacak usul ve
esaslar, mükelleflerden ve üçüncü şahıslardan istenecek
bilgiler tüzükte belirtilir.
(3239 sayılı Kanunun
141'inci maddesiyle iki fıkra kaldırılmıştır.)
Bildirim Verilmemesi
Halinde Yapılacak İşlem(*)
Madde 32 (4751 sayılı
Kanunun 2/G maddesiyle değişen madde Yürürlük: 9.4.2002)
Bildirimin süresinde
verilmemesi halinde, vergi idarece tarh edilir. İdarece
tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değeri, 29 uncu madde hükmü
dikkate alınarak hesaplanır.(**)
(*) (Değişmeden önceki
başlık) Beyanname Verilmemesi Veya Düşük Beyanda Bulunulması
Halinde Yapılacak İşlem
(**) (Değişmeden
önceki şekli) (4369 sayılı Kanunun 70'inci maddesiyle değişen
madde. Yürürlük; 29.7.1998, Cezaya ilişkin hükümde Yürürlük;
1.1.1999) Ek süreye
rağmen beyanname verilmemesi halinde; vergi bu Kanun
hükümlerine göre idarece tarh edilir. Şu kadar ki,
gayrimenkulün maddi delillere göre tespit edilen değerinin
beyan edilmesi gereken asgari değerden fazla olması halinde,
bu değer üzerinden ikmalen vergi tarh olunur. Beyannamesini ek
süreye rağmen vermeyen mükellefler adına vergi ziyaı cezası
kesilir.
Mükellefin beyanının maddi delillere göre tespit edilen rayiç
bedelden düşük olması halinde, rayiç bedelle tarhiyata esas
değer arasındaki fark üzerinden ceza uygulanmaksızın ikmalen
vergi tarh olunur.(1)
Beyanname verilmemesi
halinde yapılacak işlem:
(1)
Madde 32 (Değişmeden
önceki şekli) (3239 sayılı Kanunun 111'inci maddesiyle değişen
madde) Ek süreye
rağmen beyanname verilmez ise, vergi bu Kanun hükümlerine göre
idarece tarh edilir.
Beyannamesini ek süreye rağmen vermeyen mükellefler adına ağır
kusur cezası kesilir.
Vergi Değerini Tadil Eden
Sebepler
Madde 33 (1610 sayılı
Kanunun 23'üncü maddesiyle değişen şekli)
Vergi değerini tadil eden
sebepler aşağıda gösterilmiştir.
1. Yeni bina inşa edilmesi
(Mevcut binalara ilaveler yapılması veya asansör veya
kalorifer tesisleri konulması yeni inşaat hükmündedir).
2. Bir binanın yanması,
yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen
harabolması veya binada mevcut asansör veya kalorifer
tesislerinin kısmen veya tamamen kaldırılması;
3. Bir binanın kullanış
tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete
mahsus mahallerinden bir kısmının dükkan, mağaza, depo gibi
ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline kalbedilmesi,
(Bu hükmün uygulanmasında bir apartmanın her dairesi bir bina
sayılır ve tadil sebebi, yalnız kullanış tarzı tamamen veya
kısmen değiştirilen daire için geçerli olur).
4. Arazinin hal ve heyetinde
değişik olması:
a) Arazinin fidanlandırılması
veya ağaçlandırılması, bağ haline getirilmesi;
b) Fidanlı, ağaçlı veya
kütüklü bir arazinin tarla haline getirilmesi veya gelmesi;
c) Tarım yapılan bir arazinin
tabii bir afet veya arıza sebebiyle veya sair sebepler
yüzünden tarıma elverişsiz hale gelmesi;
d) Tarım yapılmıyan bir
arazinin tarıma elverişli hale getirilmesi;
e) Arazinin parsellenmek
suretiyle arsalar haline getirilmesi;
5. Bir binanın mütemmimi
durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması veya
bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi;
6. Bir bina veya arazinin
taksim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi
(Araziden bir kısmının istimlak edilmesi de ifraz
hükmündedir).
7. Müteaddit arazi ve
arsaların tek bir arazi ve arsa haline getirilmesi veya
müteaddit hisselere ayrılmış olan bir binanın bütün
hisselerinin birleştirilmesi.
8. Herhangi bir sebep
yüzünden bir şehir, kasaba veya köyün tamamında devamlı olmak
üzere bina ve arazinin değerlerinde % 25'i aşan oranda artma
veya eksilme olması.
Madde 34 (2350 sayılı
Kanunun 6'ncı maddesiyle kaldırılmıştır.)
Madde 35 (4369 sayılı
Kanunun 82/6'ncı maddesiyle kaldırılmıştır.)(*)
(*)
Kaçakçılık cezasının
uygulanmayacağı:
Madde 35
(Kaldırılmadan önceki şekli) (2587 sayılı Kanunun 9'uncu
maddesiyle değişen madde)
Bu kanunun tatbikatında Vergi
Usul Kanununun kaçakçılık cezaları ile ilgili hükümleri
uygulanmaz.
ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER
Köy Kıymet Beyanı
Defterlerinin Doldurulmasına Yardım
Madde 36 (4751 sayılı
Kanunun 7/b maddesiyle kaldırılmıştır Yürürlük: 9.4.2002)(*)
(*)
(Kaldırılmadan önceki
şekli) (3239 sayılı Kanunun 112'nci maddesiyle değişen madde)
İçişleri Bakanlığı
gerekli gördüğü takdirde, tespit edeceği esaslar dahilinde,
köy kıymet beyanı defterlerinin doldurulması sırasında köy
muhtarlarına yardımda bulunabilir.
Usul Hükümleri
Madde 37 (3239 sayılı
Kanunun 113'üncü maddesiyle değişen madde)
Bu kanun hükümleri saklı kalmak
şartıyla, bu kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Bu kanunda geçen "Vergi
dairesi" tabiri, belediyeleri ifade eder.
Bu kanunun uygulanmasında,
Vergi Usul Kanununun vergi inceleme yetkisi hariç olmak üzere;
1. Belediye gelir şube
müdürü, gelir şube müdürü olmayan yerlerde belediye hesap
işleri müdürü, hesap işleri müdürü olmayan yerde muhasebeci,
vergi dairesi müdürü sıfat ve yetkisini haizdir.
2. Vergi Usul Kanununda
mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler,
belediye başkanları tarafından kullanılır.
Usul Hükümleri
Madde 38 (2380 sayılı
Kanunun 3/b maddesiyle kaldırılmıştır).
Payların Dağılımı(*)
Mükerree Madde 38 (4736
sayılı Kanunun 4/C maddesiyle değişen madde,Yürürlük;
01.03.2002) 3030
sayılı Kanunun uygulandığı büyük şehir belediye sınırları ve
mücavir alanlar içinde belediyelerce tahsil edilen emlâk
vergisi tutarının yarısı büyük şehir belediyesi payı, bu pay
ayrıldıktan sonra kalan tutarın % 15'i il özel idareler payı
olarak ayrılır. İl özel idareler payının hesaplanmasına esas
olan tutardan il özel idareler payının düşülmesinden sonra
kalan kısmın %20'si büyük şehir belediyesi payına ayrıca ilave
edilir.
Birinci fıkra kapsamı dışında
kalan belediyeler tarafından tahsil edilen emlâk vergisinin %
15'i il özel idareler payı olarak ayrılır.
Yukarıdaki hükümlere göre, il
özel idareleri ve büyük şehir belediyeleri payı olarak ayrılan
miktarlar tahsil edildiği ayı takip eden ayın yedinci günü
akşamına kadar il özel idareleri ve büyük şehir belediyelerine
bir bildirim ile beyan edilerek aynı süre içinde ödenir.
Tahsil ettikleri vergiyi yukarıda belirtilen süre içinde il
özel idarelerine ve büyük şehir belediyelerine yatırmayan
belediyelerden, yatırmaya mecbur oldukları paylar 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine
göre gecikme zammı tatbik edilerek tahsil edilir.
Belediye başkanları,
belediyelerin tahsil ettikleri vergilerden il özel idarelerine
ve büyük şehir belediyelerine ödemeleri gereken payları,
zamanında ve tam olarak ödenmesini sağlamakla yükümlüdür.
(4837
sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle
son cümle kaldırılmıştır Yürürlük; 11.04.2003)(**)
(*) (4736 sayılı
Kanunla değişmeden önceki başlık) Verginin Dağılımı
(**) (4837
sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle
kaldırılan cümle)Bu
yükümlülüğe uymayanlar adına, zamanında ödenmeyen payların %
10'u tutarında ceza kesilir ve bu ceza 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca
müşterek ve müteselsilen sorumluluk esasına göre tahsil
edilir. (***)
(***) (4736 sayılı
Kanunla değişmeden önceki madde) (3239 sayılı kanunun 114'üncü
maddesiyle eklenen madde)
Belediyeler tarafından tahsil
edilen Emlak Vergisinin % 15'i il özel idareleri payı,
27.6.1984 gün ve 3030 sayılı Kanunun uygulandığı şehirlerde il
özel idareleri payı ayrıldıktan sonra kalan miktarın % 20'si
büyük şehir belediyesi payı olarak ayrılır.
İl özel idareleri ve büyük şehir belediyesi payı olarak
ayrılan miktarlar tahsil edildiği ayı takip eden ayın son günü
akşamına kadar ilgili il özel idareleri ile büyük şehir
belediyelerine ödenir.
Verginin Dağılımı
Madde 39 (4369 sayılı
Kanunun 82/6 ncı maddesiyle kaldırılmıştır.)(*)
(*)
Kesirler:
Madde 39
(Kaldırılmadan önceki şekli) (3208 sayılı Kanunun 5'inci
maddesiyle değişen madde)
Emlak Vergisinin hesaplanmasında
on liraya kadar olan vergi kesirleri atılır.
Bina ve Arazi Vergilerinde
Zamanaşımı Süresinin Başlangıcı
Madde 40 (2350 sayılı
Kanunun 11'inci maddesiyle değişen madde) (4751 sayılı Kanunun
6/B maddesiyle değişen ibare Yürürlük: 9.4.2002)
Bildirim dışı(*)
kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımı, bu
bina ve arazinin (4751
sayılı Kanunun 6/B maddesiyle değişen ibare Yürürlük:
9.4.2002) bildirim
dışı bırakıldığının(**)
idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren
başlar.
(*) (Değişmeden önceki
ibare) Beyan dışı
(**) (Değişmeden
önceki ibare) beyan
edilmediğinin
Bina ve Arazi Vergilerinde
Zamanaşımı Süresinin Başlangıcı
Ek Madde 1 (3239 sayılı
Kanunun 115'inci maddesiyle eklenen madde)
Mahalli idarelerce tahsil edilen
vergi, resim, harç ve paylara ilişkin yurt dışı danışmanlık
hizmetleri Maliye ve Gümrük Bakanlığınca yürütülür. Bu
hizmetlerin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye ve
Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
(4751 sayılı Kanunun 3
üncü maddesiyle eklenen ek madde)
Ek Madde 2 (4751 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesiyle eklenen madde Yürürlük: 9.4.2002)
a) Emlâk vergisi mükellefleri
tarafından en son verilmiş bulunan emlâk vergisi beyannameleri
belediyelerce muhafaza edilir ve bu Kanuna göre ilgili
belediyelerce yapılacak tarhiyat sırasında, bina veya araziye
ilişkin olarak bu beyannamelerde yer alan bilgiler dikkate
alınır.
b) Köylerde bulunan bina ve
araziye ilişkin olarak 1998 yılı genel beyan döneminde
muhtarlar tarafından doldurulup belediyelere teslim edilen köy
kıymet beyanı defterleri ilgili belediyelerce muhafaza edilir.
Köy kıymet beyanı defterlerinde kayıtlı bina ve arazilerin
vergi değerlerinin tespiti gereken hallerde belediyeler, 29
uncu maddeye göre gerekli tespiti yapar ve ilgililere
bildirir.
İKİNCİ BÖLÜM
Son Hükümler
Kaldırılan Hükümler
Madde 41 (1446 sayılı
Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen şekli)
Aşağıda yazılı kanunlarla diğer
kanunlardaki bu kanuna uymayan hükümler 1/3/1972 tarihinden
itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.
1. 4/7/1931 tarihli ve 1837
sayılı Bina Vergileri Kanunu ile 1996, 2413, 2870, 2898, 4873,
5648, 5649, 6256, 206, 309, 177, 491, 496 sayılı Kanunlar ile
ek ve tadilleri ve 1454 sayılı Kanunun 13'üncü maddesi ile
3202 sayılı Kanunun 5453 sayılı Kanunla değişik 5'inci
maddesinin (b) fıkrası, 2871 sayılı Kanunun, 2, 3 ve 4'üncü ve
4040 sayılı Kanunun 489 sayılı Kanunla değişik 31'inci
maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 4'üncü ve 5419 sayılı
Kanunun 3'üncü maddeleri,
2. 27/6/1931 tarihli ve 1833
sayılı Arazi Vergisi Kanunu ile 2567, 3585, 3726, 4699, 5650,
6255, 483 sayılı Kanunlar ile ek ve tadilleri ve 3116 sayılı
kanunun 5653 sayılı Kanunla değişik 86'ncı maddesinin arazi
vergisi muafiyeti ile ilgili hükmü ve 3653 sayılı Kanunun
7'nci maddesi.
3. 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun 50, 51, 53 ila 62, 77 ve 78'inci maddeleri.
4.
(2104 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle değişen bent)
Özel kanunların bina ve arazi
vergilerine ilişkin muaflık ve istisna hükümleri (31/5/1963
tarihli ve 244 sayılı Kanun gereğince yapılan milletlerarası
antlaşmalarla tanınan muaflık ve istisna hükümleri ile,
11/7/1972 tarihli ve 1606 sayılı Kanunla tanınan muaflık
hükümleri saklıdır)
Geçici Madde 1 (1446
sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen şekli)
Bu Kanunun 5'inci maddesinin (a)
ve (b) fıkralarındaki geçici muaflık hükümleri; gerek bu
Kanunun yürürlüğü tarihinden önce muaflıktan faydalanmamış
binalar hakkında, gerekse 6188 sayılı Kanunun 13'üncü maddesi
ile 1837 sayılı Kanunun 206 ve 491 sayılı Kanunlarla değişik
4'üncü maddesi gereğince geçici muafiyet almış binalar
hakkında da, bu binaların inşalarının sona erdiği yılı
takibeden 10 yıllık devrenin 1/3/1972 tarihinden sonra kalan
kısmı için uygulanır. (Ancak, 1/3/1972 tarihine kadar tarhı
gereken bina, buhran ve savunma vergileri mezkur tarihe kadar
mer'i olan kanun hükümlerine göre tarh, tahakkuk ve tahsil
olunur).
1833 sayılı Arazi Vergisi
Kanunu ile ek ve tadilleri gereğince tanınan geçici
muafiyetler saklıdır.
Geçici Madde 2 (1446
sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen şekli)
1971 bütçe yılı sonuna kadar
olan dönemlerle ilgili tarh, tahakkuk, tahsil ve diğer
işlemlerin, Bina, Arazi, İktisadi Buhran ve Savunma Vergisi
Kanunları ile Vergi Usul Kanunu ve bunların ek ve tadilleri ve
1454 sayılı Kanunun 13'üncü maddesi ile 3202 sayılı Kanunun
5453 sayılı Kanunla değişik 5'inci maddesinin (b) fıkrası,
5237 sayılı Kanunun 4'üncü maddesi ve 2871 sayılı Kanunun 2, 3
ve 4'üncü maddeleri hükümleri gereğince özel idareler
tarafından yapılmasına devam olunur.
Şu kadar ki, 1971 bütçe
yılına ait Bina, İktisadi Buhran ve Savunma Vergisi ile Arazi
Vergisi mükellefiyeti, 1/3/1971 tarihinden itibaren başlar ve
bu vergiler 1971 yılının Temmuz ve Kasım aylarında olmak üzere
iki eşit taksitte ödenir.
Geçici Madde 3
28/2/1971 tarihine kadarki
dönemlere ait olarak tahakkuk edip de bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihe kadar tahsil edilmemiş bina, buhran, savunma ve
arazi vergisi borçlarının kanunun mer'iyetinden itibaren
geçecek ilk 2'nci ay sonuna kadar tamamını ödeyenlerin, vergi
cezası ve gecikme zamlarının % 90'ı, 2'nci iki ay sonuna kadar
tamamını ödeyenlerin vergi cezası ve gecikme zamanlarının %
80'i ve 3'üncü iki ay sonuna kadar tamamını ödeyenlerin vergi
cezası ve gecikme zamlarının % 70'i affedilir.
Bu devreye taalluk eden
vergilerden ihtilaflı bulunanlar (Kanunun mer'iyetinden sonra
ihtilaflı hale gelenler dahil) ödeme süresinin başladığı
tarihten itibaren ikişer aylık süreler içerisinde tamamen
ödendikleri takdirde 1'inci fıkrada açıklandığı nispette aftan
faydalanırlar.
Geçici Madde 4
1970 yılında emlak
vergisinin uygulanmasıyla ilgili her türlü giderlere harcanmak
üzere 1970 yılı Bütçe Kanununun Maliye Bakanlığı kısmının
14.000'inci bölümüne 14.496 numaralı (Diğer giderler)
maddesine gerekli ödeneği kaydetmeye veya bu tertibe aynı
maksatla ödenek aktarmaya Maliye Bakanı yetkilidir.
Geçici Madde 5 (2562
sayılı Kanunun 28'inci maddesiyle kaldırılmıştır.)
Geçici Madde 6 (1446
sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle eklenen madde)
1971 bütçe yılı içerisinde Emlak
Vergisi Kanununun 5 ve 15'inci maddeleri hükümlerine göre
yapılacak bildirimler ile 23'üncü maddesi gereğince verilecek
beyannameler bir defaya mahsus olmak üzere 1972 bütçe yılının
Mart, Nisan ve Mayıs aylarında verilir ve yapılan bu beyan ve
bildirimlere istinaden tarh ve tahakkuk ettirilecek vergilere
ait mükellefiyet 1972 bütçe yılı başından itibaren başlar.
Köylerde yapılacak beyanlar
hakkında da yukarıdaki hüküm uygulanır.
Bu maddede yazılı beyan
süresini bir misline kadar uzatmaya Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Geçici Madde 7 (1446
sayılı Kanunun 6'ncı maddesiyle eklenen madde)
1971 yılında Emlak Vergisinin
uygulanması ile ilgili her türlü giderlere harcanmak üzere
1971 yılı Bütçe Kanununun Maliye Bakanlığı kısmının ilgili
bölüm ve maddelerine gerekli ödeneği kaydetmeye veya bu
tertiplere aynı maksatla ödenek aktarmaya Maliye Bakanı
yetkilidir.
Geçici Madde 8 (1446
sayılı Kanunun 6'ncı maddesiyle eklenen madde)
1971 bütçe yılında Savunma
Vergisi Kanununa göre tahsil edilip Hazineye yatırılacak
miktar Gelir Bütçesinin 55.000 servet ve servet transferleri
üzerinden alınan vergiler bölümünün 55.100 Emlak Vergisi
maddesine gelir kaydolunur.
Geçici Madde 9 (1610
sayılı Kanunun 25'inci maddesiyle eklenen madde)
20/7/1971 tarihli ve 1446 sayılı
Kanunun 5'inci maddesi hükmü saklıdır.
Geçici Madde 10 (1610
sayılı Kanunun 25'inci maddesiyle eklenen madde)
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra beyanname verme süresi Maliye Bakanı tarafından altı ay
daha uzatılabilir. Bu süre içerisinde mükellefler dilerlerse
yeniden beyanname verebilirler. Bu uzatma süresi
kullanılmadığı takdirde 1319 sayılı Kanunun hükümlerine
müsteniden beyanda bulunan mükellefler adına yapılan tarhiyat,
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takibeden beş yıl içinde
idarece düzeltilir. Fazla ödenen vergiler ret ve iade olunur.
Geçici Madde 11 (2350
sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle eklenen madde)
1982 Bütçe Yılına rastlayan
Emlak Vergisi genel beyan dönemi, 1980 Bütçe Yılına alınmış
olup, müteakip genel beyanda bulunma süresi; 1980 yılı
başlangıç kabul edilmek suretiyle, bu Kanunun 23'üncü
maddesindeki esaslara göre hesaplanır.
1980 Yılı Bütçe Kanununun
10/E maddesine göre, Maliye Bakanlığınca aynı yıl yapılan
beyana davet, bu Kanunun 23'üncü maddesine göre yapılmış genel
beyana davet hükmündedir. Mezkur hükmün kapsamı dışında kalan
yerlerdeki mükelleflerin bu Kanunun yürürlüğe girdiği ayı
takip eden 3 aylık süre içinde genel beyana davetleri ve genel
beyanda bulunmaları sağlanır.
1980 Yılı Bütçe Kanununun
10/E maddesine göre yapılan beyana davet üzerine 29/8/1980
tarihine kadar ve bu tarihi takip eden 2 aylık ek süre içinde
beyanda bulunan mükellefler, 1981 yılının Ocak ayı sonuna
kadar daha önce beyan ettikleri vergi değerlerini yükseltici
yönden yeniden beyanda bulunabilirler. Bu beyanlar da genel
beyan hükmünde kabul edilir.
Yukarıdaki esaslara göre
beyanda bulunan mükelleflere Emlak Vergisi Kanununun 27'nci
maddesinde belirtilen 2 aylık ek süre tanınmaz.
Geçici Madde 12 (2350
sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle eklenen madde)
Emlak Vergisi Kanununun 4'üncü
maddesine bu Kanunla eklenen (r) fıkrasında belirtilen binalar
için 1972 yılından itibaren tarh ve tahakkuk ettirilen Emlak
Vergileri ile bunlara bağlı zam ve cezalardan bu Kanunun
yürürlük tarihinde henüz tahsil edilmemiş bulunanları terkin
olunur.
Geçici Madde 13 (2350
sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle eklenen madde)
1319 sayılı Emlak Vergisi
Kanununun uygulanmaya başladığı tarihten önceki dönemlere
ilişkin olarak il özel idarelerince tarh ve tahakkuk ettirilip
henüz tahsil edilmemiş olan bina, arazi ve buna müteferri
diğer vergi ve resimler ile ceza ve gecikme zamları tahsil
edilmez. İdari ve mali yargı organlarındaki uyuşmazlıklar geri
alınır, cebri kovuşturmaya ilişkin her türlü işlem kaldırılır.
Geçici Madde 14 (3239
sayılı Kanunun 116'ncı maddesiyle eklenen madde)
Bakanlar Kurulu, ödenecek Emlak
Vergisi miktarını ilgili belediye meclislerinin kararı ve
belediye başkanının teklifi üzerine, mahalleler, köyler veya
cadde, sokak yahut değer bakımından farklı bölgeler itibariyle
birlikte veya ayrı ayrı olmak üzere 1986 yılı için % 40'tan,
1987 yılı için % 20'den fazla olmamak üzere indirebilir.
Bakanlar Kurulu, gerekli
gördüğü takdirde, belediye meclislerinin kararı ve belediye
başkanlarının talebi olmadan ödenecek Emlak Vergisi miktarını
Türkiye genelinde 1986 yılı için % 40'tan, 1987 yılı için %
20'den fazla olmamak üzere indirebilir.
Geçici Madde 15 (3239
sayılı Kanunun 116'ncı maddesiyle eklenen madde)
1/1/1986 tarihinden önceki
dönemlerde meydana gelen vergiyi doğuran olaylar sebebiyle bu
tarihe kadar beyan edilmiş bina ve araziye ait Emlak
Vergisinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerine Maliye ve
Gümrük Bakanlığına bağlı vergi dairelerince devam olunur.
1/1/1986 tarihine kadar beyannamesi verilmemiş bina ve araziye
ait tarh, tahakkuk ve tahsil işlemleri ilgili belediyeler
tarafından yapılır.
Geçici Madde 16 (3239
sayılı Kanunun 116'ncı maddesiyle eklenen madde)
a) 1980 ila 1982 dönemlerine ait
olup 1/1/1986 tarihine kadar beyannamesi verilmemiş olan ve
idarece tarh işlemi sonuçlanmamış bulunan bina ve arsalar
hakkında 1983 yılında uygulanan bina metrekare normal inşaat
maliyet bedelleri ile arsalara ait asgari ölçüde birim
değerleri,
b) 1980 ila 1985 dönemlerine
ait olup 1/1/1986 tarihine kadar beyannamesi verilmemiş olan
ve idarece tarh işlemi sonuçlandırılmamış bulunan arazi
hakkında 1986 yılında uygulanacak asgarî ölçüde arazi birim
değerleri,
Uygulanır.
Geçici Madde 17 (3365
sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle eklenen madde)
Bu Kanunun 5'inci maddesinin (f)
fıkrasındaki geçici muafiyet, daha önceki yıllarda inşaatı
biten binalar için inşaatın bittiği yılı takip eden yılın
başından itibaren hesaplanır ve kalan süre kadar uygulanır.
Bu maddede yer alan geçici
muafiyete tabi binaların 1987 yılına ait emlak vergileri
terkin, tahsil edilmiş bulunanlar red ve iade olunur.
(4444 sayılı Kanunun
8'inci maddesiyle eklenen geçici madde)
Geçici Madde 18 (4444
sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle eklenen madde Yürürlük;
14.8.1999) 1998 genel
beyan dönemi veya 1998 yılında ortaya çıkan ve vergi değerini
tadil eden nedenlerle emlâk vergisi beyannamesi veren
mükelleflerden dileyenler 1/11/1999 - 31/12/1999 tarihleri
arasında yeniden beyanda bulunabilirler. Bu suretle beyanda
bulunacak mükelleflerin bildirecekleri değerler; 1998 yılı
genel beyan dönemine ilişkin olarak 1319 sayılı Emlâk Vergisi
Kanununun 10 ve 20 nci maddeleri hükümlerine göre hesaplanan
asgari ölçüde tespit edilen vergi değerinin, bu yıla ait
yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle bulunacak
değerden düşük olamaz. Düşük olması halinde mükellefin beyanı,
bu şekildre hesaplanan değeri yükseltilir.
Mükellefler tarafından bu
şekilde yeniden beyan olunacak bina, arsa ve arazi matrahları
dikkate alınarak, mükelleflerin 1999 yılı için tahakkuk eden
vergilerde herhangi bir düzeltme yapılmaz.
Mükelleflerin 2000 yılı emlâk
vergisi matrahları, bu madde hükümleri de dikkate alınmak
suretiyle bu Kanunun değişik 29 uncu maddesi hükümlerine göre
belirlenir.
Geçici Madde 19 (4736
sayılı Kanunun 4/D maddesiyle eklenen madde,Geçerlilik;
01.01.2002 Yürürlük; 19.01.2002)
8 inci maddenin birinci fıkrası
ile 18 inci madde hükümlerine göre, büyük şehir belediye
sınırları ve mücavir alanlar içinde uygulanan artırımlı vergi
oranı, Adapazarı Büyük Şehir Belediye sınırları ve mücavir
alanlar içinde 2002 ila 2005 yıllarında uygulanmaz.
(5281 sayılı Kanunun 43/4-c
maddesiyle değişen ibare, Geçerlilik:01.01.2005,
Yürürlük:31.12.2004)
10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin
(b) fıkrasına göre Adapazarı Büyük Şehir Belediyesine
ayrılacak payın oranı, 2002 ila 2005 yıllarında % 5 olarak
uygulanır.
(4751 sayılı Kanunun 4
üncü maddesiyle eklenen geçici madde)
Geçici Madde 20 (4751
sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle eklenen madde Yürürlük:
9.4.2002) a) Emlâk
vergisi mükellefleri, 2001 yılı bina, arsa ve arazi vergisi
tarhına esas olan vergi matrahlarının aynı yıla ait yeniden
değerleme oranında artırılması sonucu bulunacak tutarlar
üzerinden, 8 ve 18 inci maddelerle yazılı vergi oranlarına
göre hesaplanan tutarın yarısı kadar tahakkuk ettirilecek
emlâk vergisini, 2002 yılına ait bina, arsa ve arazi
vergisinin birinci taksiti olarak, aynı yılın Mart, Nisan ve
Mayıs ayları içinde öderler.
2001 yılında ortaya çıkan ve
vergi değerini tadil eden nedenlerle mükellefiyete 2002
yılında başlayan mükellefler ise 1998 yılı genel beyan
dönemine ilişkin olarak asgari ölçüde takdir olunan arsa ve
arazi birim metrekare değerleri ile 2001 yılına ait bina
metrekare normal inşaat maliyet bedeli dikkate alınarak
bulunan asgari beyan değerinin 2001 yılına ait yeniden
değerleme oranında artırılmış tutarları üzerinden, 8 ve 18
inci maddelerde yazılı vergi oranlarına göre hesaplanan
tutarın yarısı kadar tahakkuk ettirilecek emlâk vergisini,
2002 yılına ait emlâk vergisinin birinci taksiti olarak aynı
yılın Mart, Nisan ve Mayıs ayları içinde öderler.
b) 2002 yılında yapılacak
genel beyana esas olmak üzere 2001 yılında yapılmış olan arsa
ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine
ilişkin takdir kararları, takdir komisyonlarınca bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde
incelenerek, arsa ve arazilerin takdir işleminin yapıldığı
tarihteki asgari ölçüde birim değerleri yeniden takdir edilmek
suretiyle karara bağlanır. Bu kararlar hakkında, Büyükşehir
belediyesi bulunan illerde 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasının ikinci bendi hükmü
uygulanır.
Takdir kararlarından;
arsalara ait olanlar, takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe
merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili
mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait
olanlar ise il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odaları ile
belediyelere imza karşılığında verilir. Kendilerine karar
tebliğ edilmiş bulunan daire, kurum, teşekkül ve ilgili
mahalle ve köy muhtarlıkları otuz gün içinde ilgili vergi
mahkemesi nezdinde dava açabilirler. Vergi mahkemeleri
nezdinde açılan davalar hakkında 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) ve (c) fıkraları
uygulanır.
c) 2002 yılına ait emlâk
vergisi, mükellefler taafından belediyelere en son verilmiş
bulunan emlâk vergisi beyannamelerinde yer alan bilgiler ile
2002 yılı genel beyan dönemi için (b) fıkrasına göre takdir
komisyonlarınca tespit edilerek kesinleşen arsa ve arazi birim
metrekare değerleri ve bu yıla ait bina metrekare normal
inşaat maliyet bedelleri dikkate alınarak
29 uncu maddeye göre bulunan
vergi değeri üzerinden, ilgili belediyelerce 2002 yılının
Kasım ayı içinde hesaplanan vergiden, (a) fıkrasına göre
birinci taksit olarak tahakkuk ettirilen vergi mahsup
edilerek, kalan kısım 2002 yılının Kasım ayı içinde tarh
edilir ve ikinci taksit olarak ödenir. 2002 yılı için
hesaplanan emlâk vergisi, birinci taksit olarak tahakkuk
ettirilen vergiden az ise aradaki fark, verginin ödenmiş
olması halinde mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup
edilir, vergi borcunun bulunmaması halinde ise mükellefe red
ve iade olunur. Vergi ödenmemişse tahakkuktan terkin edilir.
Bu madde hükmüne göre tarh
olunan vergiler mükellefe tebliğ olunmaz ve tahakkuk eden
vergiler mükellefe bir yazı ile bildirilir.
Bu maddenin yürürlük
tarihinden önce 2002 yılı genel beyan dönemi ile ilgili olarak
emlâk vergisi beyannamesi vermek suretiyle adlarına vergi
tahakkuk ettirilen mükelleflerin vergileri, bu madde hükmüne
göre tahakkuk ettirilecek vergiler dikkate alınarak
düzeltilir.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
(4751 sayılı Kanunun 4
üncü maddesiyle eklenen geçici madde)
Geçici Madde 21 (4751
sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle eklenen madde Yürürlük:
9.4.2002) 1.1.2002
tarihinden önceki dönemlerde meydana gelen vergiyi doğuran
olaylar nedeniyle bu tarihe kadar mükellefiyetini tesis
ettirmemiş bulunan bina ve arazi vergisi mükelleflerinin
bildirimde bulunmak suretiyle mükellefiyetlerini tesis
ettirmeleri ve 1998-2001 yıllarına ilişkin olarak idarece tarh
ve tahakkuk ettirilecek vergilerini her yıl için ayrı ayrı %
50 fazlasıyla 2002 yılı Mayıs ayı sonuna kadar ödemeleri
halinde, 1998 yılından önceki vergilendirme dönemlerine ait
emlâk vergileri aranmaz, 1998-2001 yıllarına ilişkin olarak
yapılan tarhiyatlar hakkında vergi cezası kesilmez ve gecikme
faizi uygulanmaz. Bu maddede belirtilen süre içinde bildirim
vermeyen ve ödemelerini tam yapmayan mükellefler bu madde
hükmünden yararlanamazlar.
Yürürlük ve Yürütme
Madde 42
Bu Kanun 1/3/1971 tarihinde
yürürlüğe girer.
Yürürlük ve Yürütme
Madde 43
Bu Kanunu Maliye Bakanı yürütür.